10/1/2007 ·

 

 

http://www.siyahkahve.com/

 

Okumayı ve yazmayı sevenlere öneriyorum.Siteye girin memnun kalacaksınız...

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (6) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

6 yorum yazılmıştır

Yazan:kör baykuş | Tarih: 2009-09-30 01:29:09
Konu: önereceğim diğer güncel edebiyat siteleri

karakutu.com ve mevsimsiz.com ,ulaşamamana neden bakım olabilir.

Bağlantı »

Yazan:Tarık | Tarih: 2009-04-12 16:30:13
Konu: Siyahkahve

Site kapanmadığını söylüyorlar. Yakında açılacak... Diye herkesin ağzında bir söz var ama umut işte.... açılır diye bekliyoruz.

Bağlantı »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-03-24 18:25:12
Konu: kapandımı

ben siyahkahve sitesine giremiyorum kapalı gibi gözüküyo bilginiz varmı acaba?

Bağlantı »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-03-24 18:23:34
Konu: kapandımı

açamıyorum ben siyahkahve yi üyeyim üstelik nolduğu hakkında ya da nasıl girebileciğim hakkında bi bilginiz varmı ?

Bağlantı »

Yazan:derindergi | Tarih: 2008-08-10 21:48:03
Konu: www.derindergi.com

Siyah kahveyi severim. Bu arada dikkate değer bir site daha. Online dergi çevirme keyfi. en iyisi bir bakın.


www.derindergi.com

Bağlantı »

Yazan:hakinaz@mynet.com | Tarih: 2007-08-27 21:56:26
Konu: dikmen lisesi edebiyat öğretmeni ANK

Alem

Sağlam kalenin, mağdur taşları.
Temelini sarsan, binbir parçaları.
Öyle hüzünle akan, saklı göz yaşları
Elbet! Ayakta kalacak sana kalanları.


Sanırsın mabedinde yeller eser.
Yaşadıklarımızın adı kader
Muhafızını kaybetmiş avare, seni kim sarar
Acaba yaşadıklarına yaratıcı ne der?

Şakaklarına kar yağmış asi bende
Alemde koca bir ömrü yaşadın sözde
Sen yandın ve yanacaksın bu közde
Ey dostlar; bekleyin beni o gizli yerde.


HAKİ NAZ

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Çığlık

Bir ses ve bir uğultu çınlar.
Sinemi, sessiz ve derinden yırtar.
Mukaddes bedenim, mihrabında tarumar.
Ayrılık vaktidir gelen,gül yüzlü yar.
Hasret, husumet yaratsa da,
Yaşanılanlar bizleri avutsa da,
Daha gidilecek çok yol varsa da,
Vuslat anı yakındır,meçhul olsa da.
Ademoğlu demişler bizlere.
Paye vermişler,cansız bedenime.
Kavuşmak mı hayallere?
Nakkaş eli değmiş,asude benliğime

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Doğuş

Sebebi ziyaretin, hiçbir maslatı yoktu.
Üzerimizdeki yükün pahası haddinden çoktu.
Mahbes yerde, mağbut olmak elbet zordu.
Gelen mağdur adem,daha çok toydu.
Sürgünde yeşeren zilletli fidan!
Binbir mihnetle boğuşan,zavallı mihman!
Kudretten asi,yapayalnız hükümran!
Asılası hükümlü! Elbet dönecek bu devran.
Bahtın ezelden yazılmış olacak.
Yazılanlar bir bir yaşanacak.
Ardından yağmura benzer gözyaşı boşalacak.
Ruhun vatanına ebediyen kavuşacak.

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Düşkünler Yurdu

Gayrı gider olduk gurbete.
Kovulmak misali ayrıldık, ne çare.
Kana karıştık,candan binbir pare.
Yelken açtık, örtüsü açılmamış hayallere.
Parmaklıklar ardına hapsolmuş bedenim.
Nasıl olsa önceden yazılmış kaderim.
Çile çekmiş mağdur tek ben miyim?
Ben düşkünler yurdunun ebedi bekçisiyim.

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Esaret

Kudretinden şüphe edilmez bilirim
Esaretinde yaşamaya devam ederim
Ağlarken başlamış ziyaretim
Ağlatarak bitirmek olmuş veda edişim.

Söze hacet yoktur
Bu upuzun bir yoldur
Elim kolum bağlanmış
Bu gece gönül iyice dağlanmış.

Sebebini bilmeden geldim fani diyara
Boğulmuştum kan kırmızı göz yaşlarına
Herkes için geniş bir mekanda
Bir ömrü yaşıyordum dar bir tabutta.

Sırrına henüz eremedim
Lutfuna mashar olup olmadığımı bilemedim.
Umut var mı?
Belki bir gün güleceğim.




HAKİ NAZ

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Garip

Yağmur yağıyordu.
Yağmurla beraber ayrılık acısı.
Bedenime saplanıyordu,
Öylesine yürüyordum sokaklarda.
Dalmış gitmişim maziye,geçen günlere.
Elimde sönmüş sigaram.
Dilimde bağrımı delen ezgim.
Dağlar, dağlar yüce dağlar.
Meczup edasıyla,
Boş bir tekne misali savrulan ben,
Kendimi arıyordum, sokaklarda.
Yak bir sigara garip!
Dert ortağım,
Yağmur bulutlarına benzeyen dumanlar.
Terk ediyorsunuz beni yar gibi.
Bir an görünüp kaybolan,
Bağrıma çektiğim dumanlar.
Göz pınarımda bir sızı.
Usul usul akıyor.
Kaybolan yıldızlar misali,
Bir şeyleri alıp götürüyor.
Çaresiz, kimsesiz kaynağını terk ediyor.
Vatanından koparılan bir yiğit gibi.
Yürüdükçe sona,beklenilene,
O hazin mağrur yere.
Bitecek elbet yol bittiğinde,
Gün gelecek güller açaçak,
Her yer gül kokularıyla dolacak,
Garip sevgiliye,ebediyen kavuşacak.

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Gideriz

Söyle be güzel gözlüm,
Bari sen söyle.
Ne olacak halimiz?
Geldik,gidiyoruz.
Hani şairin biri der ya,
Meçhule bir gemi kalkar bu limandan.
İşte öylesine gidiyoruz.
Bir an ve bir son!
Gitmek koymaz adamın yüreğine.
Vaktimiz gelirse gideriz,gidilecek yere.
Hani o hep beklenilene ve özlenilene.
Mana yüklü sözlerle!
Birkaç damla akan yaşlı gözlerle!
Gideriz be,
Güzel gözlüm,gideriz.
Hasret ateşi kavursa da,
Yanan sadece bedenim olmasa da,
Bir geldik, pir gideriz.

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Kış

KIŞ
Güz yağmurları yağıyor yine,
Biliyorum,pek yakında kış gelecek.
Geceler uzayacak ve uyutacak.
Sonra,sonra ne olacak?
Kar yağacak penceremin önüne.
Ve devam edecek gerçekleri gizlemeye.
Bembeyaz bir örtü olacak toprağa,
Ve bizler devam edeceğiz uyumaya,
Hep aynı yalan umutları kovalamaya

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Mahkum

Kırılan kalemin sesiyle irkildi adam.
Karar verildi,hüküm idam!
Neylersin,ne çare?
Boyun eğeceksin yazılmış kadere.
Bir gürültüdür koptu gitti.
Biri tüm hayalleri tamamen sildi.
Kelepçesi takılırken kirli ellerine,
Bir kez olsun bakmadı, kararı veren zatın gözlerine.
Anasını düşündü, doldu gözleri!
Affet anam oldu, son sözleri!
İki er girdi kollarına.
Kan kırmızısı güller döküldü yollarına.
Kafese koyuldu fezanın bülbülü!
Ona biçilen mahzun,yaralı adam rolü.
İsyan bile etmedi.
Onu kurtarmaya kara kaplı kitap bile yetmedi.
Suçu neydi? Bilinmez bilinir.
Onun suçu düşüncelerinde gizlenir.

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Ömrüm

Günahlarım vardı,
Sevaplarımdan kat kat fazla.
Hayallerim vardı,
Yalan da olsa var olan.
Yolculuk vardı,
Bu koca hanın odalarında.
Kanlı göz yaşları vardı,
Yükselen çığlıklarda.
Sessizce uğurlanmak vardı,
Saklı gözyaşlarında.
Hoş bir seda vardı,
Zaman mefhumunda.
Kardeş düşmanların acı yüzleşmesi vardı,
Gerçeğin yalanla.
Ebedi gerçek vardı,
Uyulması şart olan kutsal kitaplarda.
Sözüm ona yaşamak vardı,
Sözüm gerçek, bedenim yalan olsa da.
Bir daha gelmek mi vardı?
Tövbeler tövbesi bu diyara!

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Yalandır Geçen Ömrüm

Gelmişiz bir kez,gönül istemez.
Gitmek nafile vakit gelmeden.
Fani dünya denmiş adına.
Bir emir!
Emre göre yaşanılması istenilen ömür.
Bölünmüşsün, dağılmışsın,
Ana,yar,kardaş ve dava.
Hangi yöne gitsen,gelir seninle.
Gelen dert mi? Bilinmez.
Sen yaşarsın bildiğince.
Sığınılacak liman ararken,
Hırçın dalgalar boğar.
Boğulan sen misin?
Hayallerin mi? Bilinmez.
Dün öncekinin yarınıyken,
Yarın sonraki günün dünü oluvermiş.
Sen kendinle boğuşurken,
Umurunda mıdır? Gün doğmuş ve batmış.
Ağaran saçlar,beyhude hayaller.
Sarkmış bedenin gelenin habercisiyken,
Ya da beklenmedik bir an da gidersen.
Gelinen ve gidilen meçhul!
Sımsıkı saran,bağrına saran,
Canı bedenden ayıran,yalan,
Yalandır geçen ömrüm,yalan!

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Yaşamalısın

Dört duvar arasında yalnız bir adam
Sazının telinden dökülen hüzünlü ezgiler
Dokunur yüreğine ta derinden, söylenen sözler
Düşünür ve hesaplaşır kendisiyle
Anasını düşünür o elleri nasırlaşmış haliyle.
Şakaklarına kar yağmış, solmuş bedeniyle
Gözü dolar geçmişi düşündükçe
Ana kucağında onun hayallerini düşünür
Hayattan hiçbir beklentisi olmayan, ölümü bekleyen
Yavruları için çırpınır kocamış yüreğiyle.
Hiç bitmeyecek evlat sevgisiyle.
Ey benim kale gibi sağlam yürekli babam
Sen ki yaşadın yaşanabilecekleri
İçine dert olup damlayan acılara göğüs geren
Yıllanmış şarap gibi değer kazanan
Yavrularının gözünde erişilmez güç kaynağı
Sığınılacak liman
Sarılacak bir omuz
Ve geçen bir ömür.
Ağlama, sakın ağlama
Yakışmaz sana ağlamak
Yaşayacaksın.
Belki bedbaht, bekli de mesut olacaksın
Yaşanacak günlerin hayaliyle
Sen hep güçlü olacaksın
Yalnızlığı kalbine gömüp
Yalan da olsa var olan hayata
Sımsıkı sarılacaksın.
HAKİ NAZ

Haki Naz


--------------------------------------------------------------------------------

Yolcu

Bir bakarsın ki güller açmış gülen gözlerde.
Bir parıltı aydınlatır yüreğini taa derinden.
Bilemezsin ki sonrasını,sonun gizemli bakışını.
Öylesine savrulursun,yüreğindeki coşkuyla.
Kaynağından fışkıra fışkıra akan sular gibi,
Akar gidersin kaderine.
Bazen usul usul akarsın, kendince.
Bazen de gümbür gümbür coşarsın.
Sular seller gibi derler ya işte öylesine.
Akar gidersin gidilecek yere.
Bilirsin ki bekler seni,bağrına basacak biri.
O ki saracak seni sımsıkı, bedenine katacak.
Ve sen kavuşacaksın bekleyenine, alabildiğince

Haki Naz

Bağlantı »